Avrupa’da nasıl iş bulunur sorusunu beyaz yaka iş bulma diye düşünerekten cevaplıyorum çünkü maalesef part time, au-pair ya da öğretmenlik gibi alanlarda kendi tecrübem yok. Bu konulardaki sorularınızı bilenlere bırakıp bir beyaz yaka olarak ben kendim nelere dikkat ettim, nasıl buldum onu anlatacağım.
Önce dışardan benim durumumun nasıl gözüktüğünü sonra içini anlatacağım. Dışardan bakıldığında Münih’te bulduğum iş için, açıkçası iş beni buldu diyebiliriz! Linked In’den bir insan kaynakları şirketi benim profilimi görmüş beğenmiş, benim gibi birisini arayan müşterilerine göstermiş. Onlar da beğenince önce telefon mülakatı ayarlandı. Sonra beni yüz yüze mülakat için Münih’e çağırdılar. Bunlarda başarı gösterince de teklifte bulundular.
Şimdi “ohaaa ne şanslısın bala bak” falan demeden önce bir de içini dinleyin. Belki şanslıyım evet ama sonuçta Linked In’deki profilim güncel ve kayda değer olmasa ne aracı firma beni bulurdu ne de müşterileri benimle görüşmek isterdi. Görüşmelerin başarılı geçmesi kısmını zaten geçiyorum.
Burada biraz özgeçmişimden bahsetmem lazım belki, ben IT sektöründe 10 yıldır çalışan ve genelde büyük firmaların kullandığı bir yazılımda üst düzey uzmanlığı olan birisiyim. Üstüne sular seller gibi İngilizcemin yani sıra baya Japonca konuşuyorum. (Evet, bildiğin Japonların konuştuğu!). Beni bulan yer IT departmanlarında tam olarak benim uzmanı olduğum yazılımda çalışacak birisini arayan bir Japon şirketi.
Yani arkadaşım bu bal boşa değil demek istiyorum! Arı gibi çalışarak yaptım ben o balı bilmem anlatabildim mi XD Harbi balına iş bulan vardır belki ama ben o yolu bilmiyorum, ancak kendi bildiğimi anlatabilirim! Avrupa’da nasıl iş bulunur sorusunu yanıtlamaya önce Avrupalı işverenlerin yerine kendimizi koyup düşünerek başlayalım. Avrupa’daki bir yer sizi niye işe alsın? Belli ki şirketin bir ihtiyacını karşılıyor olmanız lazım. Ki sadece bu da yeterli değil, Avrupa’da işverenlerin kendi ülkelerine yabancı çalışan alacaklarsa “ben bunu burada aradım bulamadım dışarıdan almam lazım ”ı göstermesi gerek. (Bu sadece Avrupa değil Amerika, İngiltere ve Kanada için de geçerli)
O yüzden ilk bakmanız gereken gitmek istediğiniz ülkeye göre hangi sektörde açık var? Kendi kariyeriniz o ülkede aranan bir iş dalı mı?
Açık yoksa iş bulamazsanız diye bir şey yok tabii ki ama sistemin avantajlarını anlatıyorum ki yararlanma imkânınız varsa kullanın. Avrupa olsun neresi olursa olsun sen bana genel açık nerede var onu söyle diyorsanız, Avrupa‘da başta Almanya olmak üzere şu an en büyük açık IT sektöründe. O yüzden özellikle bu alanla örtüşen deneyimleriniz varsa istatistiksel olarak Avrupa’da iş bulma olasılığınız daha yüksek.
Sektör tuttu tutmadı o artık ayrı başlık ama Avrupa’da nasıl iş bulunur sorusunun ilk akla gelen cevabı olan yabancı kariyer sitelerinden iş ilanlarına bakarak başvurmak konusunu bir konuşalım. Bunu yapın tabii ki ama benim önereceğim asıl olarak Linked In’i efektif kullanmak. Çünkü bana şimdiye kadar gelen yurtdışı iş tekliflerinin hepsi benim bizzat sitelerinden ya da iş ilanlarından başvurduklarımdan ziyade beni Linked In’den kendileri bulan firmalardı. O yüzden bu kaynağı iyi kullanmanızı tavsiye ediyorum. İyi kullanın derken mesela Linked In profilinizde mutlaka özet bir ne yaptığınız ne ettiğiniz kısmı olsun ve “takım oyuncusu” gibi sıradan herkesin kullandığı kelimeler yerine daha samimi betimlemeler kullanın. Profilinizi güzelce hazırladıktan sonra görevi insan kaynakları olan kişi ve şirketleri arayarak bağlantı sayınızı arttırın. (Benim profilim harika her şey mükemmel demiyorum ama tavsiye ettiklerimi kendim de uyguladığımdan fikir vermesi açısından benimkine bakabilirsiniz)
Günümüzde çoğu şirket eleman seçimlerini 3. Parti işi eleman bulmak olan şirketlere yaptırıyor. Bu şirketler onlara ön elemeden geçirdikleri adayları gönderiyor. O yüzden tavsiyem bu tarz işi şirketlere eleman bulmak olan şirketlerin çalışanlarıyla ve şirketin kendisiyle direk bağlantıya geçip özgeçmiş databaselerine girmek ki size uygun bir iş olanağı çıktığında eşleme yapabilsinler. Bu şirketleri kullanın çünkü onlar da sizin gibi elemanları yerleştirince para alıyorlar yani emlakçı gibi iş gerçekleşirse komisyon alıyorlar. Haliyle onların da çıkarı olduğundan sizin bir işe girmeniz herkesin işine geliyor. Direk kontak kurduğunuz kişiden hemen iş çıkmayabilir ama iyi bir bağlantı kurarsanız 3 ay sonra gelen iş fırsatından da sizi haberdar edecektir. Hatta bağlantınızın bağlantısı vesile olabilir. Nitekim bana gelen bu iş teklifi zamanında kendim bağlantı isteği göndererek eklediğim bir insan kaynakları uzmanının iş arkadaşı sayesinde oldu. İkisini de tanımıyorum sadece Linked In bağlantısı 🙂 Avrupa’da nasıl iş bulunur sorusuna tek bir cevap ver deseniz bunu derim!
Yalnız burada işin bir püf noktası var. Tabii ki kişileri eklerken standart Linked In bağlantı isteği mesajı yerine eklemek isteğiniz kişinin adıyla yazacağınız kendinizden de bahseden bir metin olsun! Olsun ki o kişinin ilgisini çekebilin, aklında kalın.
Direk profesyonelce ne amaçla bağlantı kurduğunuzu da yazabilirsiniz, açıkçası herhangi bir metin bile standart metinden iyidir. Ama ilgi çekmek için hem profesyonel hem samimi bir tarz kullanmanızı tavsiye ederim. Nasılına dair abartıp örnek metin de koyuyorum bak, al işte gör gezielciniz sizi ne kadar seviyor 🙂 Tabii ben bunu kendime göre yazdım, artık siz kendinize göre * kısımlarını doldurun.
Ek not, İngilizce seviyeniz buna yeterli değilse zaten bu yöntemle iş bulmak size göre değil!
Bunu deyince alınmaca gücenmece olmasın lütfen çünkü genelde bu basamaktan sonraki aşama İngilizce telefon ve mailleşme oluyor. İngilizceniz yeterli değilse bu kısımları nasıl tamamlayacaksınız? Tabii gideceğiniz ülkenin dilini biliyor ve konuşuyorsanız ne ala, zaten aşağıdaki metini örnekleyip o dilde ona göre kullanırsınız. Dedim ya yurt dışında iş bulmanın başka yöntemleri de vardır ama ben bildiğimi ve işe yaradığını düşündüğümü anlatıyorum, sonuçta kendi tecrübem harici konunun uzmanı değilim 🙂
“Hello (kime yazıyorsanız onun adi), I am (kendi adınız), a * (tecrübe yılınız) year *(çalışma alanınız) veteran who wants to take another step in my career. I’m open to job opportunities and ready to relocate as long as it is a good fit for both ends. After deciding this, when I checked my contacts to see who could help me about it, I came across your profile as a great recruitment consultant whose specialties include *(calisma alanınız) marketplace. Hence this intro message 🙂 I’ll appreciate if you came across job openings that could be a match for my profile and let me know about them. My profile contains enough info but please ask me anything you want to know in detail. I’m also available for chat/interview if you like. I hope we find a chance to work together in the future! Cheers! * (adınız)”
Genelde sonraki adım sizi eklemeleri ve CVnizi istemeleri oluyor. Hemen iş fırsatları gönderdikleri de oluyor, 3 ay sonra geri dönüş yaptıkları da ama sonuçta bir bağlantı bile ileride birçok kapı açabilir. Saygılı ama samimi duruş gerçekten size öncelik vermelerini sağlayacaktır.
Bir de her yurtdışı iş görüşmesinin parçası orada geçerli çalışma vizeniz olup olmadığı. Varsa ne ala ama muhtemelen benim gibi ilk yurtdışı işiniz ise çalışma vizeniz olmayacak. Bu konuda çoğu şirket uğraşmaktansa başka adaya geçebiliyor. Onun için ben çalışma vizesi konusunda şu yaklaşımı öneriyorum, gideceğiniz yerin çalışma vizesi sürecini öğrenin, (misal Almanya çalışma vizesi nasıl alınır). Ve gerek aracı şirkete gerekse görüştüğünüz şirkete şu mesajı verin, vizem henüz yok ama iş kontratı olduktan sonra bu sadece bir formalite, zaten vize prosedürlerine hâkimim normal sürecinde tamamlamam da sıkıntı olmayacaktır. (tabii vize kriterleri sağladığınızı varsayıyorum)
Umarım kendi deneyimim sizlere bir fikir vermiştir. Tabii ki Avrupa’da nasıl iş bulunur sorusunun tek bir cevabı, hatta doğru bir cevabı yok 🙂 Sonuçta herkesin farklı ve zıt deneyimleri de olabiliyor. Ama benim deneyimim bu oldu arkadaşlar.
Özetle Avrupa’da nasıl iş bulunur konusunda size yardımcı olacağını düşündüğüm noktalar şunlar:
1-Kendi yetenek ve tecrübeleriniz Avrupa’daki insan gücü açığı olan sektörlerle uyuşuyor mu kontrol edin. Mümkünse bu alanlarda kendinizi geliştirin.
2-Yabancı iş bulma sitelerini, iş arama motorlarını takip edin başvurularda bulunun ama daha da önemlisi
3-Linked In’ı efektif bir şekilde kullanarak güncel profil ile İnsan Kaynaklarında çalışan kişilerle direk temasa geçin
4-Saygılı ama mesafeli, ilgili ama çaresiz imajı vermeyecek şekilde iş arama isteğinizi bu temaslarda belli edin
5-Mesajlarınıza her zaman geri dönüş alamayabilirsiniz ama buna takılmadan sistemli bir şekilde araştırmalarınıza devam edip network ağınızı genişletirseniz fırsatları yakalama şansınızın daha yüksek olduğunu hatırlayın.
Ek not: Avrupa’da nasıl iş bulunur sorusuna cevap ararken Avrupa’da maaşlar nasıl ve Almanya çalışma vizesi nasıl alınır yazılarına da bakmak isteyebilirsiniz.
Umarım benim yukarda bahsettiğim tecrübelerim Avrupa’da nasıl iş bulunur sorunuza ve sizin eğer ilginiz varsa bu konudaki maceranıza yararı olur. Avrupa’da nasıl iş bulunur konusunda kendi tecrübesinden bahsetmek isteyenler ve bu konuda iki çift lafı olanlar yorum bırakırsa bu bilgileri derlemek adına süper olur…
4 comments
Merhaba Elçin Hanım,
Bilgisayar Mühendisliğinden Haziran’da mezun olacağım. Almanya’da iş bulabilmek için internette tarama yaparken sizin bu yazısınıza rastladım. Çok yol gösterici, tam bir rehber olmuş yazınız. Söylediklerinizi uygulamaya çalışacağım. Ama açıkçası merak ediyorum benim gibi yeni mezun birinin Almanya’da iş bulma şansı var mıdır? Neler yapabilirim? Bana yol gösterebilirseniz çok mutlu olurum.
Sevgiler,
Murat Dereköylü
MEF Üniversitesi
Merhabalar,
Şu an aktif olarak Avrupa’da iş arayışı içindeyim. Rusya’da robot mühendisliği okudum. Linkedin ve çeşitli aracı şirketler yardımıyla birçok ilana başvurdum, başvurmaya devam da ediyorum. İyi seviye Rusça ve İngilizce, sertifikalı olarak A2 seviyesinde Arapça ve A1 seviyesinde Japonca biliyorum. Bunları anlatmamın sebebi, Almanya’da kendi alanımla ilgili binlerce ilan olmasına rağmen başvurduğum işlerden sürekli Almanca bilmediğimden dolayı negatif dönüşler almam. C1/C2 Almanca isteyen bile oldu, şaka gibi. Bu iş biraz şans işi sanki. Bahsettiğiniz gibi, birilerinin işine yaramak gerek ve bunun neredeyse anahtar-kilit uyumu gibi olması gerek. Almanca yüzünden kaybettiğim için şimdi de Almanca eğitimine de başlıyorum. Keşke dil öğrenmek yerine kendi mesleğimde, mesela makine öğrenmesine ya da yapay zekaya zaman ayırabilsem. Umarım herkes gibi ben de emeklerimin ve sabrımın, hiç olmazsa bir kısmının karşılığını alabilirim. Umarım herkes hayalindeki kariyere en kısa sürede ulaşır.
Bilgilendirici paylaşımlarınız için teşekkürler 🙂
Saygı ve Sevgilerimle,
Ferhat Kır
Merhabalar,
Aslında yazdıklarınıza göre spesifik alanınızda var ama dediğiniz gibi bazen iki tarafın da işine yarayacak anahtar kilit uyumu yeri bulmak için şans da gerekiyor. Ben kendim dahil Almanca bilmeden iş bulabilen bir çok kişi gördüm ama yine bir çok kişinin de burada Almanca ise öğrenme şartı ile işe başlayıp sonra sıkıntı çektiğini biliyorum. (Ya da uzun süre iş aradıklarını) Günün sonunda İngilizce artık yabancı dil sayılmıyor bile zaten bilmeniz bekleniyor, Almanya’da ise Almanca iş konusunda önemli. Naçizane bir önerim daha olabilir sizin durumunuz için, alanınızda mümkün mudur bilmiyorum ama Almanya’da ofisi olan enternasyonal şirketler bulabilirseniz onlara giriş göreceli olarak daha kolay olabilir. Genelde enternasyonal şirketlerde Almanca bilme ilk şart olmuyor.
Bir de yine bu aralar çok duyduğum, özellikle son 1-2 yılda Türkiye’den başvuruların çok arttığı yönünde bu da rekabeti arttırıyor. Ama umudunuzu kırmaya gerek yok, yazımda da bahsettim, bu bir süreç, kısa olur uzun olur ama önemli olan sizin gibi yapabileceklerini doğru analiz edip ona göre aksiyonlar almak. Kolay gelsin, umarım istediğiniz gibi bir işi kısa sürede bulursunuz, Sevgiler…
Merhaba,
Aynı ilk yorumcu Murat beyin yaptığı gibi sizi buldum. IT alanında uzun yıllar tecrübem var ve Almanca da bilmeme rağmen aylardır doğru sonuca ulaşamadım. Almanyada bana uygun günde yüzlerce ilan çıkmasına rağmen, içlerinde speclerin tamamına uyduğum ilanları seçmeme rağmen, İş ve işçi bulma kurumu (Arbeitagentur) şansımın çok yüksek olduğunu belirtmesine rağmen.
YSanırım Türklere karşı da bir güvensizlik de var. Birkaçı ile telefonda görüştüm bazılarıyla yazıştık. Çoğunlukla aldığım cevap “burada olsaydınız, çalışma izniniz olsaydı olurdu.” oldu.
ani bu iş olayı gerçekten kolay değil. Sosyal Platformlara verilen önem buradakinin 10 da 1 i değil. çok az yanıt geliyor. Firmaların isminden yada web sitelerinden ne kadar büyük yada kaliteli bir firma olduklarını anlamak mümkün değil. Dolayısıyla CV göndersen de boşa göndermiş olma ihtimali çok yüksek. Mavi Kart ile gitmek istediğimden yıllık brüt 54000€ maaş fazla mı geliyor diye düşünüyorum.